ramazan günlüğü: 27. gün

c_7107

Hafta sonunun gelmesiyle beraber İstanbul boşalmaya başladı. Ee tatil 9 gün olunca insanlarda fırsat bu fırsat ya memlekete ya da gezmeye gitti haliyle. Biz de önce eşimin memleketi Bursa’ya sonra da gezmeye gideceğiz inşaallah.

Bugün Bursa’ya gitmek için Osmangazi köprüsünü kullandık. Gerçekten çok büyük kolaylık. 40 dakikada geçtiğimiz o yolu tam 6 dakikada geçtik. Buna laf söylemek, yapılan bu hizmetleri görmemek nasıl bir nankörlüktür bilmiyorum. Köprüden sonra bir de 2,5 kilometrelik bir Orhangazi tüneli yapmışlar. İnsan eliyle dağların delinmesi bile ibretlik bir mesele. Rabbim kazasız, belasız kullanmayı nasib etsin. 

  • Günün meali; Nahl 112/ Allah bir şehri misal olarak verdi: Bu şehir güvenli, huzurlu idi, Oraya her yerden rızkı bol bol geliyordu. Ne var ki onlar Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıkları işler yüzünden açlık ve korku elbisesini (felâketini) tattırdı.
  • Günün hadisi;Ebu Hureyre (ra) Peygamber (sav)’den işittiğini şöyle aktarıyor:“İsrailoğulları arasında biri ala tenli, biri kel, biri de kör üç kişi vardı. Allah onları sınamak istedi ve kendilerine bir melek gönderdi. Melek ala tenliye geldi: ‘En çok istediğin şey nedir?’ dedi. Ala tenli: ‘Güzel bir renk, güzel bir ten ve insanların beni çirkin gördüğü ve iğrendiği şu halin benden giderilmesidir.’ dedi. Melek onu sıvazladı ve alaca tenlilik ondan gitti, rengi güzelleşti. Melek ona: ‘Hangi malı daha çok seviyorsun?’ dedi. Alaca tenli adam da: ‘Deve yahut sığırdır’ dedi. Allah ona gebe bir deve verdi. Melek: ‘Allah sana bu deveyi bereketli kılsın’ diye duâ etti.Melek sonra kel olan adama gelerek: ‘En çok ne isterdin?’ dedi. Kel de: ‘Güzel bir saç ve insanların benden uzaklaştıkları şu kelliğin benden giderilmesidir.’ dedi. Melek de onu sıvazladı, kelliği yok oldu, kendisine gür ve güzel bir saç verildi. Melek sordu: ‘En çok hangi malı seversin?’ Adam da: ‘İnek’ dedi. Allah tarafından ona gebe bir inek verildi. Melek: ‘Allah sana bunu bereketli kılsın’ diye duâ ettikten sonra körün yanına geldi ve:

    ‘En çok ne isterdin?’ diye sordu. Kör de: ‘Allah’ın gözlerimi geri vermesini ve insanları görmeyi çok istiyorum’ dedi. Melek onun gözlerini sıvazladı ve geri verdi. Bu defa melek: ‘Mallardan en çok hangisini seversin?’ dedi. O da: ‘Koyun’ dedi. Allah ona doğurgan bir koyun verdi.

    Bir müddet sonra deve ve sığır sahiplerinin devesi ve sığırı yavruladı. Koyun sâhibinin de koyunu kuzuladı. Sonunda birinin vadi dolusu develeri, diğerinin vadi dolusu sığırları, ötekinin de vadi dolusu koyun sürüsü oldu.

    Daha sonra melek ala tenliye onun eski kıyafetine bürünerek geldi ve: ‘Fakirim, yoluma devam edecek imkânım kalmadı, gitmek istediğim yere önce Allah, sonra senin yapacağın yardım sayesinde ulaşabilirim. Rengini ve cildini güzelleştiren sana mal veren Allah adına senden yolculuğumu tamamlayabileceğim bir deve istiyorum’ dedi. Adam: ‘İyi amma hak sahipleri (isteyen fakirler) çoktur’ dedi. Melek de: ‘Ben seni tanıyor gibiyim. Sen insanların kendisinden iğrendikleri, fakirken Allah’ın zengin ettiği alaca tenli de ğil misin?’ dedi. Adam da: ‘Hayır, ben bu mala atadan ataya intikal ederek varis oldum’ dedi. Melek: ‘Eğer yalan söylüyorsan Allah seni eski haline çevirsin’ dedi. Sonra Melek kel olan adamın eski kılığına girip onun yanına geldi, ona da ötekine söylediği gibi söyledi. Kel de alaca tenli gibi cevap verdi. Melek de ona: ‘Yalan söylüyorsan Allah da seni eski haline çevirsin’ dedi. Melek körün eski kılığına girip onun yanına gitti: ‘Fakir ve yolcuyum, yola devam edecek imkânım kalmadı. Bu gün önce Allah’ın, sonra senin sayende yoluma devam edebileceğim, sana gözlerini veren Allah aşkına senden bir koyun istiyorum ki, onunla yoluma devam edebileyim.’ Bunun üzerine o eski kör adam: ‘Ben gerçekten kördüm, Allah gözlerimi bana iade etti. Şu gördüğün mallardan istediğini al istediğini bırak, Allah’a yemin ederim ki, Allah rızası için bugün alacağın hiç bir şeyde sana zorluk çıkarmayacağım’ dedi. Melek: ‘Malın senin olsun, bu sizin için bir imtihandı. Allah senden razı oldu, arkadaşlarına gazab etti’ cevabını vererek ayrılıp gitti.” (Buhârî, Enbiyâ 51; Müslim, Zühd 10; Riyâzus-Sâlihîn, İmam Nevevî, 65 numaralı Hadis-i Şerif).

  • Günün hasenesi; Yapılan iyiliğe karşı şükretmek
  • Günün videosu;  Hiçbir lakap vefasızlık, nankörlük lakabı kadar tehlikeli değildir
  • Günün duası;اللهمّ وفّر حظّي فيهِ من النّوافِلِ واكْرِمْني فيهِ بإحْضارِ المَسائِلِ وقَرّبِ فيهِ وسيلتي اليكَ من بينِ الوسائل يا من لا يَشْغَلُهُ الحاحُ المُلِحّين. “Allahumme veffir hazzî fîhi min’en-nevafil, ve ekrimnî fîhi bi-ihzar’il-mesail, ve garrib fîhi vesîletî ileyke min beyn’il-vesail, ya men la yeşğaluhu ilhah’ul-mulihhîn.”Anlamı: Allah’ım! Bu günde müstehap (sünnet) amellerden nasibimi çoğalt; -dünya ve ahirette- sorumlu olduğum şeyleri hazırlayarak bana lütuf ve bağışta bulun; bugünde vesileler arasından sana vesilemi yakınlaştır bana; ey ısrarla –yalvaranların- ısrarı kendisini –başkalarıyla ilgilenmekten- alıkoymayan –Rabbim-!

     

  • Günün ezberi;79- El-Berr: “İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı.”
    80- Et-Tevvâb: “Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.”
    81- El-Müntekim: “Zalimlerin cezasını veren, intikam alan.”
    82- El-Afüvv: “Affı çok olan, günahları affetmeyi seven.”
    83- Er-Raûf: “Çok merhametli, pek şefkatli.”
    84- Mâlik-ül Mülk: “Mülkün, her varlığın sahibi.”
  • Günün tefekkürü; Allah’a hakkıyla şükredebiliyor muyuz?

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum yapabilmek için lütfen soruyu cevaplayınız. *