Medine mektebi

06.04.2013
IMG_1141
İşte o gün geldi. Son hazırlıklar, etrafta koşturmalar. Allah’a emanetler, Allah’a havaleler… Atatürk havaalanından kalkıyor Medine’ye gidecek olan uçağımız. Pilotumuz sefer duası ile uçuruyor uçağı. Şaşırıyorum; subhanellezi sahhara lena diyorum!

Yolculuk keyifli. Büyük buluşmanın heyecanı sarsa da mü’min gönülleri, mutlu bir neşe ile kaplı uçak sakinleri. Umre arkadaşlarımızla tanışıyoruz bu esnada. Benim önümde minik Mehmet Akif. Henüz 5 yaşında. Bu ikinci gelişi umreye. Dönüp anneme bakıyorum, ben nerede kaldım diye. Gidişler her zaman daha kolay olur derler ya, gerçekten öyle. 3,5 saat içerisinde iniyor uçağımız Medine’ye. Pasaport kontrolünde bir şaşkınlık daha, memur bizi Allah’ın selamı ile karşılıyor. Fi emanillah diye yolculuyor. Yine mutlu bir gülümseme kaplıyor yüzümü. Bizde de böyle olsa diye serznişte bulunuyorum ama nafile.

Ve Medine ile tanışıyorum. Ilık akşam rüzgarları tatlı tatlı okşuyor benliğimi. Peygamberimin şehrine geldim diyorum. Onun gözünün gördüklerini göreceğim. Onun ayağının bastığı topraklara basacağım. Onu ve ashabını ziyaret edeceğim. Esselamu aleyke ya Medine-i Münevvere, esselamu aleyke! Otobüs harekete geçiyor. Hüseyin hocamız başlıyor anlatmaya. Medine bir mekteptir diyor. Gezilmeye değil anlamaya gelinir.

Uhud Dağı’nın yanından geçiyoruz. Mübarek, gecesi farklı gündüzü farklı güzel. Meraklı gözlerle Mescid’i Nebevi’yi arıyorum. Sanki göremeyecekmişim gibi. Tam 100 bin metrekare alanın üzerinde kurulu halbuki peygamberimin mescidi. Gece 22:30 suları, ilk kez mescide gidiyoruz. Büyüklüğü dehşet verici. Aynı zamanda mükemmel bir nizam. Gittikçe yaklaşıyorum peygamberime. İçerisi öyle farklı ki, o sütünlar, o kubbeler insan onlara bakarken kendinde kayboluyor. Anlatılacak gibi değil.

Henüz yeşil kubbeyi göremedik. İlerliyoruz adım adım, Allah Allah diyorum, bu yolu nasıl karıştırmıyorlar. Gidenler anlayacaktır muhakkak ne demek istediğimi. Ve yeşil kubbe! Öyle naif, öyle güzel. Etkilenmemek mümkün değil. Keramet renginde değil biliyorum fakat ne kadar şanslı olduğunu söylemeden geçemiyorum. Hala sıra bekliyoruz. Ravza’da namaz kılmak için belki 3 yerde sıra beklemek zorundasınız. Çünku inanılmaz bir kalabalık var. Türkleri özellikle en sona bırakıyorlar ki ezilme olmasın. Üzülüyorum içten içe; Rasulun huzuruna böyle mi girilir diye!

Esselamu aleyke ya Nebi, esselamu aleyke ya Ebubekr, esselamu aleyke ya Ömer!!! Nasıl bir coşku nasıl bir heyecan. Onlar ölü değiller. Ravza ziyareti bir kabir ziyareti değil asla. Orada peygamberimin cennet bahçesi dediği yere ayak basmak, onların baktıkları yere bakmak ve dua etmek! İrkiliyorum bir anda ve şu sözcükler dökülüyor dudaklarımdan; Ey Rabbim bizi dünyadaki cennet bahçesinde topladığın gibi ahiretteki cennet bahçesinde de topla! İstiyorum, yüzümün olmadığını bile bile istiyorum. Ve o anda Medine, mektebim oluyor benim. İlim değil ihlas mektebim!

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum yapabilmek için lütfen soruyu cevaplayınız. *