bu liste başka liste!

bu-liste-başka

Bu aynı zamanda bir dua yazısıdır. İleride yapmak istediklerime dair bir temenni yazısı…

Oldum olası plan yapmayı seven bir insan olmuşumdur. Her zaman uygulama fırsatı bulamasam da severim plan yapmayı. Basit bir tatile giderken dahi ihtiyaç listesi hazırlarım. Hal böyle olunca umereye gideceğim belli olduğu zaman hemen liste hazırlamaya başladım. Sonuçta ilk defa gidecektim ve tecrübesizdim.

Gitmeden önce Mekke ve Medine’ye dair bilgi edinmek için Talha Uğurluel’in programlarını izledim. Elhamdulillah bu bilgilerden çok istifade ettim. Etrafımda umreye giden kim varsa hepsini itinayla soru yağmuruna tuttum. Bana söylediklerini eksiksiz tamam ettim. Bolca kıyafet, rahat ayakkabı, güneş gözlüğü, kremler, ilaçlar… Yolculuğa birkaç gün kala valizimi hazırlamaya başladım. Listemdeki herşeyin üstü çizilince ihtiyacım olan herşey hazır sandım, fakat yanıldım!

Sonunda beklenen gün geldi ve o güzel yolculuk başladı. Oraya gittiğimde bir şaşkınlık hasıl oldu bende. Sanki gerçek olup olmadığını anlayamadığım bir rüyada gibiydim. O kadar uğraşmama rağmen hala eksiklerim vardı. Fakat neydi bu eksikler, anlayamadım. Şimdi düşünüyorum da sadece valizimi doldurmuşum ben. Heyecanımı almşım ama gönlümü tam dolduramamışım. Şimdi hem kendim hem de sizin için farklı bir liste hazırlayacağım. Fakat bu, başka liste!

Fazla yük almayın. Dünya dertlerinizden arınmaya çalışın mümkün olduğunca. Ne maddi ve ne manevi yüklerle işlerinizi zorlaştırmayın. Boş yere hamallık yapmayın.

Kul hakkı götürmeyin. Allah Teåla’nın affetmediği tek şey kul hakkı. Ulaşabildiğiniz herkesten helallik isteyin ve siz de helål edin haklarınızı. Ahirete bırakmayın hesaplaşmalarınızı.

Halis bir niyet alın. Umrenizin riyaya bulaşması için bol bol dua edin. Oraya gidememekten değil gidip de eli boş dönmekten korkun. Turistik bir geziye değil namazınızın kıblesini görmeye gidiyorsunuz, bunu unutmayın.

Dua ezberleyin. Orayı eviniz gibi zannetmeyin. Hele de ilk defa gidiyorsanız, şaşkınlıktan dua etmeyi unutabilirsiniz. “ilk görüş” anını kaçırmayın sakın. Tavaf ederken kitaplardan dua okuyan insanlardan bol bol göreceksiniz. Beytullah yanınızdayken böyle bir hataya düşmeyin. Muhakkak “seyyidü’l istiğfar” duasını ezberleyin. Eğer yanınızda bu dua yoksa çok şey kaybedersiniz. Kalp tutulur, dil utanır. Işte böyle zamanlar af dileme zamanı, pişmanlık zamanı, tövbe zamanı. Dünyanın en güzel yerinde en güzel istiğfar ile af dilemek istiyorsanız eğer bu duayı ezberleyin. Kur’an’ı Kerim’den dua ayetleri ezberleyebilirsiniz. Dua çantasını istediğiniz gibi doldurabilirsiniz. Merak etmeyin, asla ağırlık yapmayacaktır.

Sadakalarınızı yanınıza alın. Şimdi siz, bire on bin, bire yüz bin verilen topraklara gideceksiniz. Bu fırsat kolay kolay ele geçmez. Bol bol sadaka verin. Şeker atın çantanıza. Ravza’da Beytullah’ta çocuk sevindirmekten daha güzel ne olabilir ki? Bir de ihram giyinen minikler var ki onlara hayran kalacaksınız zaten. Gülümsetin onları. Çocukların neşesi sizin neşeniz olacak o anda.

Kocaman bir gülümseme götürün. Gülümsemek de sadakadır. Orada çok sınanacaksınız. Sabretmeniz gereken çok şey olacak. Sizi azarlayanlarla, itenlerle karşılacaksınız. Cimrilik yapmayın. Tüm samimiyetinizle gülümseyin onlara. Sinirlenmeyin. En azından sinirlenmemeye çalışın.

Yabancı dil öğrenin. Eğer mümkünse gitmeden önce Arapça veya İngilizce çalışın. Farklı ülkelerden insanlarla tanışın. Aranızdaki kardeşliği pekiştirin. Orada kurulan dostlukların tadı bir başka oluyor. Çünkü hiçbir çıkar gözetmek yok orada. Allah rızası var, samimiyet var. “Benim hiç dil bilgim yok, kısa zamanda da öğrenemem diyorsanız” eğer, en azından beden dilinizi alın yanınıza. Unutmayın beden dili ile anlaşılmayacak hiçbir dil yoktur.

Bir hedef edinin. Mesela namazınız miracınız olsun, dualarınız Arş’ınız. Tesettürünüz tam olsun, diliniz yalansız ve gıybetsiz. Hepsinden vazgeçmek en güzeli fakat insanoğlu aciz. En azından bir hedef mutlaka edinin.

Kitap alın. Orada okumak için çok fırsat olmuyor ama bir tane götürün. Ümmu Reyhane’nin “Kitabü’z Zühd Ve’l Ahlak” isimli kitabını tavsiye edebilirim size. Bana da bir arkadaşım orda okumam için hediye etmişti. Peygamber Efendimiz’in yürüdüğü yerlerde, gözünün gördüğü topraklarda onun hadisi şeriflerini okumak çok farklı bir duygu. Kendinizi sorgulamanıza, iç dünyanıza dönmenize sebep oluyor.

Hediyeler götürün. İnsanlar genelde oradan hediye getirme telaşına düşerler. Siz tam tersiniz yapın, eli boş gitmeyin oralara. Yakınlarınızdan emanet dualar alın. Hatimler götürün bol bol. Peygamber’imize selamlar götürün. Meleklerin “amin” diyeceğini unutmadan gönlünüzden gelen her duayı hediye edin o güzel beldede.

Ve son madde… Aşkınızı götürün yanınızda. Allah aşkınızı, peygamber aşkınızı, Kur’an aşkınızı… gözyaşlarınızla ıslansın seccadeniz. Islansın ki erisin tüm katılığı kalbinizin.

Teşbihte hata olmasın, bağımlılık yapıyor o mübarek topraklar. Geri dönünce hemen anlayamıyorsunuz. Fakat neden sonra kalbinize bir sızı düşüyor, zaman geçtikçe azalmıyor. Bilåkis daha da artıyor.

bi-liste-başka-2

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum yapabilmek için lütfen soruyu cevaplayınız. *